Reklam
Reklam

Kullanıcı Girişi  

Üyeler : 827
İçerik : 732
Web Bağlantıları : 1
İçerik Tıklama Görünümü : 778935
Şu anda 9 konuk çevrimiçi
Reklam
Reklam
Reklam
SATIS
ALIS
AUD
1.8023
1.7906
CAD
1.8066
1.7985
CHF
1.9461
1.9336
DKK
0.3145
0.3130
EUR
2.3376
2.3264
GBP
2.9054
2.8903
JPY
2.3262
2.3108
KWD
6.6080
6.5221
NOK
0.3083
0.3062
SAR
0.4927
0.4918
SEK
0.2577
0.2550
USD
1.8476
1.8387

Ziyaretçi Sayısı  

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1131
mod_vvisit_counterDün1889
mod_vvisit_counterBu Hafta4597
mod_vvisit_counterGeçen Hafta12541
mod_vvisit_counterBu Ay35793
mod_vvisit_counterGeçen Ay56500
mod_vvisit_counterToplam2680173
Reklam

Üçyol Köyü

Üçyol Köyü

IWIWSatartlapGoogle bookmarkDel.icio.usTwitterLinkter.huvipstart.huFacebookMyspace bookmarkDiggUrlGuru.huBlogter.huMyspace bookmark

Üçyol, Turhal

Tarihi

ÜÇYOL KÖYÜNÜN KURULUŞU

Bu köy,bulunduğu şu anki yere,Tokat ilimizin

Erbaa ilçesine bağlı köyünden gelmiştir. Bu durumu köyden sorduğum H.Yusuf POLAT şöyle anlatıyor; Bizim dedelerimiz Erbaa’nın Tevir köyünde otururlarmış. Batısında Toru köyü,doğusunda Eksel köyleri varmış. Tevir,bu iki köy arasında kalmış.Arazi yönünden dev bir arazisi varmış.Sıkışık bir arazi içinde,sıkıntılı geçim yaparlarmış.Bu köyden üç hane;artık buraya sığmadıklarını söyleyerek,Batı yönüne doğru,dağlara yaylalara çıkmışlar. Nerde elverişli ye buldularsa orada eğlenmişler.O zaman şimdi köyün bulunduğu yerler sık,ormanlık bir yermiş.Yalnız

kendilerine yetebilecek kadar bol bir suyu burada bulmuşlar.

Göçebelikleri devam ederken;bugünkü köyün batısına düşen ve

mevkii dediğimiz yerde,çok eskilerden kurulup,

yıkılmış ören köy yerini görünce önce orada yerleşmişler. Bu üç tane göçebe aile,yanlarında getirdikleri hayvanlar için bu yerlerin çok elverişli olduğunu görmüşler ve buraya yerleşmeye karar vermişler.Hayli bir zaman geçince,bir deprem onları etkilemiş ve bu yeri bırakıp ,biraz daha yukarıya gidip yerleşerek bu günkü köyün kurulduğu esas yere tam olarak yerleşmişler.

H.yusuf polat devamla şöyle diyor;”Ebaa’daki Tevir

köyünün yeri bugün ören halde,gözle görülür halde durmaktadır. Sonra,ak pınarda ki ilk köyün yeri ve mezar yerleri de bellidir.”

Üçyol köyünün kuruluş tarihi çok eskiye benziyor. Köyün ikiyüzyıl öncesine uzanan kayıtları mevcuttur.1.Dünya savaşı yıllarında 40 haneli bir köy olduğunu bilen yaşlılar bu gün köyde mevcut.

Üçyol köyü:yaylacık ve poyrazlık dağlarının yükseltilerinin üst düzeylerinde ve bu dağ silsilelerinin kıvrımlı faylarının

arasında oluşmuş küçük bir düzlük denilebilecek bir kıvrımda kurulmuş.köyün kenarları yer yer yükselir.köy küçük bir çay tabağının görünümü şekline benzeyen ve bu tabağın taban kısmı

gibi bir düzlüğe kurulmuştur.Köyün etrafındaki yükseltilere

çıkılıp bakıldığında; köy yerinden daha da düz sayılabilecek önü açık bir yer göze çarpmamaktadır.Her yer engebeli bir arazi özelliğine sahiptir.

Üçyol Köyü Ormanlık bir arazi üzerine kurulmuştur.

Çevresi, hatta köyün en yakınlarında görünümler,buranın bir orman köyü olduğu kanısını veriyor. dÜZENLEME UĞUR ÜMİT AKMAN

Ekleyen:Kadir GÜL Kaynak:www.3yol.org

Başlık yazısı

Kültür

EĞTİMİNİZ İY DEĞİL ÖZELLİKLE U.Ü.A İSİMLİ ÖĞRETMENİNİZ İĞRENÇ

KÖYDE SOSYAL YAŞANTI

Üçyol köyü 275 hane olup,hepsi de hemen hemen

birbirlerinin akrabası durumundalar.Hem komşu oldukları gibi ya “dünürleri” ya da akrabalardan birisi oluyorlar … Komşuluk ilişkileri çok iyi olup kışın birbirlerine oturmaya gidip gelirler.Bayramlarda,düğünlerde,acı ve

tatlı olaylarda “Üçyol” köylüleri hep beraber topluca

görmek mümkün.

Köylüler o kadar birbirleri ile iç içeler ki

kızlarını hep değişik usuller ile akraba evlilikleri yapmışlar.Şehirle ilişkileri çok az olduğundan,kendilerine has adet ve gelenekleri,töreleri mevcut…Köyde 2007 Şubatına

göre çalışır durumda 3 KAHVEHANE var..Köylüler boş zamanlarını kahvelerde geçirirler Kahveler sohbet yerleri,çay içilir sadece

…Misafirler falan oralara getirilir ve tanıştırırlar…Gördüğüm kadarıyla kahvelerde oyun ve eğlence,kumar ….. yoktur.Akşamları

da Televizyon seyredilir kahvelerde.Köyde örf,adet ve

ananelerine bağlı bir yaşantı vardır.Ataerkil aile düzeni içinde yaşalar.Halkın çoğu fakir.Henüz köyde görülebilen, çağın hızlı iletişim,sosyal hayatı kolaylaştırıcı,refah araçları yoktur. .Kınama,çok görme,ayıplama halen yaşantıda en hakim eleştiri şeklidir.Köyde görerek,bakarak, usulü ile de kendi yaşantısını uydurmak şekli hakim…

Üç yol köyündeki gelenekleri,görenekleri,örf ve

adetleri ancak;sünnetlerde,cenaze törenlerinde,asker uğurlamada, düğünlerde….göze çarptığı kadarıyla aşağıdadır.

ÇOCUK GÖRME

Köyde çocuk dünyaya gelirse göz aydına ”hediye alarak-kız ve erkek oluşa bağlıdır” giderler…

Köyde kız çocuk için pek gözle görülür bir adete bağlı usulleri yok.Yalnız erkek çocuklar bazen topluca bazen

ailenin ekonomik durumuna bağlı olarak tek tek davul-zurna ya da mevlid okutarak “SÜNNET DÜĞÜNÜ” yaparlar.Bu günde kurban da keserlermiş.Akrabaları hediye verir,törede toplarlarmış. ASKER UĞURLAMA

Üçyol köyünün ilginç bir askere uğurlama adeti var..

Köylülerimizin anlatışı şöyle.”Köyümüzden askere gidecek olanların pusulaları çıkınca arkadaşları ve akrabaları,bu gençleri akşamları

yemeğe çağırır,davet ederler.Bu adet gencin askere gideceği

güne kadar sürer. Daveti yapan hane reisi,el öpüldüğünde de o

gencin cebine bir miktar para-harçlık et diye koyar.Askere

gidecek gençler,son iki gün kala topluca köyün ziyaret yerine

götürülürler.Orada imamımız,onları dualar,vatan ve millet için

hayırlı olmaları için dua edilir.O gençler de orada bulunan küçük bir kasaya;”Başımız,gözümüz sadakası için ” deyip bir miktar para atarlar..Sonra bu gençler askere gidecekleri gün;cami önünde toplu halde,önde imamımız,arkada büyüklü küçüklü köylümüz,gençler içimizde olaraktan ilahilerle,dualarla,helalleşerek,vedalaşarak köyün 1 km çıkışına kadar götürülürler.Oradan bir araçla şehre uğurlanırlar…

DÜĞÜN Üçyol da düğünler;…Üçyol da köylüler birbirlerini tanıyıp

bildikleri için,evlenmeler hep köy içinde olur.Köy dışına pek kız vermezlermiş…Evlilikler genellikle akraba evliliği şeklinde dir.. Mesela ,kız verilen evden kız alınır.Evin hanımı,gelin kızını kendi akrabasından seçer ve alırmış.Evlenmeler çok küçük yaşlarda oluyor genellikle.Kızlar 12-13-14 yaşlarında,erkeklerde 14-15-16-17 yaşlarında evlendiriliyorlar.18 yaşında bir genç kız,22 yaşında, askerlik yapmış da bekar erkek genci görmek mümkün değil.Bununda eski adetlere bağlı kalışın etkisi var diye yorumu yapılabilir. Ama göreneğin derinlerinde etkisi büyük…

Evlenmelerde kız isteme görücü usulu ile olur..Yanlız

erkekler,genç kızın görüşüne pek bağlı kalınmaz,onların birbirlerini

istemeleri söz konusu olmazmış.Anne ve baba beğenirse hemen kız istenirmiş.

Kız isteme şöyle olurmuş; Beğenilen kız evine,oğlan babası,

eş ve dosttan bir iki kişi ile gidermiş.İşi açar konuşur,dünür olurlarmış..Kız evine bu şekilde birkaç defa giderlermiş.Kız tarafı bir gün verir bu arada düşünür taşınırmış. İstekli olurlarsa;”geliriz” diye bir elçi gönderirlermiş.Oğlan tarafı bu kez birkaç akrabası ile, imamla birlikte gider sözü bitirir,bir de dua yapılırmış.Sonra oğlan evi,işi tatlılığa bağladığını

ilan için bir nevi ziyafet çeker,konu komşuyu davet ederlermiş.

Verilen belli bir günde,şehre gider her iki tarafta “şerbet merasimi”

dedikleri gün için ihtiyaç temini yaparlarmış. Şerbet merasimi köylüye “okuyucularla” duyurulur ve camide

yapılırmış.Camide dua yapılır,evlenen çiftlerin adları açıklanır, köylüden bu işin münasip olup olmadığı sorulurmuş.Halk münasip derse, arkasından işin sonunun tatlı olması için ağızlar tatlansın diye şeker dağıtılırmış…

Sonra sıra kız ve oğlanın evlendiklerinin kendilerince de

bilinmesi için “NİŞAN” yapılır.nişan için her iki tarafta yüzüklerini alır,belli bir gün ve yer seçilir,gündüz kız evinde yemek yedirilir komşulara,akşamda kendi aralarında oyun ve eğlencelerle kıza kız evinde,oğlana oğlan evinde yüzükleri takılır,bu iş de evde bulunanlara

da ziyafet verilirmiş her iki evde de.Kız evinde nişan gecesi yapılan

törende kıza yüzüğü kayın valide takarmış.sonrada töreler toplanırmış…

Düğüne bir hafta kalası Oğlan evinde,konu komşuyu, köy

ileri gelenleri,akrabalar ve imamda bulunacak şekilde verilen belli bir günde toplanıp DANIŞIK EKMEĞİ yedirilir.Yemek yendikten sonra imam duasını yapar.Sonra düğünde yapılacak işler,davet edilecek köy ve kişiler,bu köyleri hangi haneler misafir kabul edecekse onlar belirlenir ve dağılır.

Bu bir hafta içinde köyler okunur,davul-zurna temin

edilir.Düğüne üç gün kalası,kız evine ilahilerle,oğlan evinden AĞIRLIK

getirilir.Düğünler genellikle ‘DAVIL-ZURNA’ eşliğinde yapılır,üç gün

sürer.Akşamları oğlan evi ‘simsim’diye oyun ve eğlence yaparak,kız evide kına gecesi yaparak,oyun ve eğlenceler düzenleyerek geçirir. Damat kendi evinde hazırlanır köy içinde gezdirilir. Cami önüne getirilen damat imam eşliğinde dualanır.Önde bir önder ile damat toplu haldeki köylülerin ellerini öper,onlarda mutluluk dileklerinde bulunurlar.Sonra damat ,evine getirilir.Orada da dua yapılır. Töre toplanır oradan da topluca ‘GÜREŞ YERİ’ne gidilir.Güreş yapılır. Akşam damada evinde,Gelin kıza da düğün evinde kınaları yakılır , eğlenceler düzenlenir.Sabahleyin de son oyun ,eğlence ve halaylarla gelin çıkarılır ve düğün sona erer.

Köyde oynanan oyunlar,düğünlerde akşamları,

üç tane 1 er metre ağaç üzerine konan saçiçinde yanmış yağ ile kül karıştırılıp yakılır,gençler onun etrafında çeşitli gösteriler

yaparak döner ve oynarlar.Bu oyun davul ve zurnanın havasına bağlıdır.

Bu oyuna ‘simsim’denir.

HALAYLARI;Köyde davul-zurna eşliğinde sevilen ve bilinen halay türleri;Niyazi TUNÇ şöyle sıraladı:Halaylar,yeni elbiseler

giyilerek,5,6,10…kişilik gruplarla bir baş çeken elinde mendiliyle düğün evlerinde,köy orta yerlerinde çekerler.Bu halaylar şunlardır: 1.Düzgün halay 2.Yelleme 3.Ağırlama 4.Sivas halayı 5.Hoş bilezik

6.Tamzara 7.Yannama 8.Hoylari 9.Sarı kız 10. Zello 11.Sarhoş halayı … CENAZE MERASİMİ
Üçyol Köyünün ‘CENAZE’ adetleri ise şöyledir:
Bir cenaze olunca,önce ‘sala’ verilmek suretiyle komşulara duyurulur.

Bunu duyan bütün köylü işini bırakıp cenazeyle meşgul olurlar.Cenaze yıkanıp

hazırlanınca da ‘2.salah verilir.Buna köyde diye ad vermişler.

Bu sala ,cenazenin hazır olduğunu bildirir.Herkes cenaze evine toplaşıp,önce dua ve cenaze hakkında hak helal etme ;Helalleşme olur.Sonra toplu halde mezarlığa kadar gidilir.Cenaze namazının kılınmasından sonra,cenaze defnedilir. Herkes artık dağılır.Ama cenaze evi tenha bırakılmaz.Tam bir hafta on gün cenaze evine hem başsağlığına,hem de yemek hazırlayıp öyle gidilir.Zira,o evde üzüntüden yemek pişirilemez ve yenemezde diyerek…Ve yası tüm köylülerce de tutulur.Köylünün tabiriylr:’öl birlik,kal birliktir bizde’…Ne güzel değil mi?

YAĞMUR DUASI Üçyol köyünün bir adeti de topluca her yıl bir’YAĞMUR DUASINA

‘çıkılması olurmuş…Her yıl bahar aylarında veya Haziran ,Temmuzda , yağış kıt olunca,köyün doğusuna düşen’ Evliya’ ya çıkılıp orda ‘yağmur duası’ yapılırmış… Yağmur duası için önceden hazırlanır ,köylüye duyrulur öylece gidilir.Evliya köyün 1 km doğusundadır.Ormanlık bir sahadadır.Yeri düzdür.Köylüler kurbanlarını ,yemekliklerini hazırlarda öyle çıkarlar.Orada yemekler hazırlanır, mevlüt okunur,kurbanlar kesilir,eti orada yenecek şekilde yemeklere konur. ALLAH rızası için 2 rekat namazı tüm köylüce kılınırmış.Yalnız namazda, büyükler de katılmak suretiyle tüm oradakiler ceketlerini ters giymek şartıyla kılarlar.

Bu tür davranışı ,, sorduğum köy imamı :Mustafa DEMİR şöyle cevaplıyor: ’Bu davranış çok eskilerden gele gele yapılan ve bizimde onlardan görüp yaptığımız bir davranış oluyor.Bundan başka aynı davranışla tüm halkımız , ALLAH a tevazuu, tevekkül yani kendi nefis ve enaniyetini kırıp bir çocuk

gibi saf ve temiz kalple çıktığını göstermek ve bu duyguyu terennüm etmek

için böyle giyerler’diyor.

Ayrıca namazın sonunda da dua yaparken ellerini ters çevirerek,

parmakları aşağı sarkıtılarak dua yaparlar.Bunu da ;ALLAH IN rahmetini gökten

yere aynen o şekilde bol olarak yağdırmasını dile getiren bir yalvarış oluyormuş.

Sonra topluca yemekler yenip ,bütün köylülerce yenip,bütün

köylülerce oradan samimi ev içten duygularla evlere dağılınırmış.

Ekleyen: Kadir GÜL Kaynak: www.3yol.org

Coğrafya

Tokat iline 72 km, Turhal ilçesine 27 km uzaklıktadır. Tokat'ın Kuzey batısında, Turhal'ın doğusunda yer alır. Yaylacık dağlarının zirvesinde bir köydür.

İklim

Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. "Havası sert insanı merttir"

Nüfus

Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. Şu andaki muhtarımız Hüseyin GÜL dür.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

> 2009- kenan KARAGÖZ

2004 - Hüseyin Gül

> 1999 - Halil İbrahim POLAT
> 1994 -
> 1989 -
> 1984 -

Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.



Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Reklam
Reklam
© 2012 - CESUR TASARİM İNTERNET HİZMETLERİ http://www.cesurtasarim.com
   
| Çarşamba, 23. Mayıs 2012 || Designed by: Cesurtasarim.com |